Suç İşleme ve Haysiyetsiz Hayat Sürme Nedenine Dayalı Boşanma Kararı Verilebilmesi İçin Suçun Evlenmeden Sonra İşlenmiş Olması Gerekir
|
YARGITAY 2.HUKUK DAİRESİ |
||||||
|
||||||
|
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı kadın tarafından tazminat miktarları, yoksulluk nafakası miktarı ve tedbir nafakası yönünden; davalı erkek tarafından ise tamamına yönelik olarak temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1- Dava, Türk Medeni Kanunu’nun 163. maddesinde yer alan suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme hukuksal sebebine dayalı boşanma istemine ilişkindir. Türk Medeni Kanunu’nun 163. maddesi hükmüne göre boşanma kararı verebilmek için suç teşkil eden eylemin evlendikten sonra işlenmiş olması gerekir. Yapılan yargılama ve toplanan delillerden, tarafların davalının işlediği suç tarihinden sonra evlendikleri anlaşılmaktadır. Bu halde Türk Medeni Kanunu’nun 163. maddesine dayalı boşanma kararı verilebilmesi için gerekli olan “işlenen suç nedeniyle diğer eş için birlikte yaşamanın beklenemez hale gelmesi” koşulu gerçekleşmediğinden davacının davasının reddine karar vermek gerekirken, kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. 2- Davalı erkeğin eşya talebi yönünden usulüne uygun şekilde açılmış bir karşı davası bulunmamaktadır. Sonradan, nisbi karar harcının ikmal edilmesi de cevap dilekçesini karşı dava haline getirmez. O halde, erkeğin karşı davası varmış gibi karşı davasının reddine dair hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 1. ve 2. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 27.06.2018 |