Bononun Teminat Senedi Olarak Verildiği İddiası Hangi İlişkinin Teminatı Olduğu da Belirtilen Yazılı Belge ile İspat Edilmelidir
Yargıtay
11. Hukuk Dairesi
2022/6903 E. , 2023/7783 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 12.12.2023 günü hazır bulunan davacılar vekili Av. ... ve Av. ... ile dahili davalı (temlik ...) vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; evli olan müvekkillerinden ...'nin babasından miras kalan taşınmaza diğer mirasçılarla birlikte hisseli olarak malik olduğunu, bu hususta avukatlık hizmeti almak için başvurdukları avukatların yönlendirmesi ile bir protokol imzaladıklarını, ayrıca protokol gereği dava konusu teminat senedini imzalayarak verdiklerini ancak senedin bir şekilde davalıların eline geçtiğini, davalılar ile aralarında hiçbir ilişki bulunmadığını, Fethullahçı Terör Örgütü'nün mağduru olduklarını ileri sürerek, takip konusu 2.500.000,00 TL bedelli bono nedeniyle borçlu olunmadığının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının iddiasını ispat etmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacıların teminat senedi iddiasına yönelik olarak ispat külfeti altında bulunduklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
3. Dahili davalı ... vekili cevap dilekçesinde; alacağına karşılık olarak icra dosyasındaki alacağı temlik aldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu senedin teminat vasfı bulunduğunun iddia edildiği, bononun teminat senedi olduğunu iddia eden tarafın hangi ilişkinin teminatı olarak verildiğini yazılı olarak ispatlaması gerektiği, ispat yükünün davacı tarafta olduğu ve bu iddianın ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilleri ile davalılar arasında hiçbir ticari ilişki bulunmadığını, dava konusu senedin protokolün teminatı olarak verilen senet olduğunu, FETÖ bağlantısı bulunan davalılar tarafından kötü niyetle icra takibine konu edildiğini, senet nedeninin talil edildiğini, davalı ve dava dışı kişilerin aşamalarda alınan beyanlarının müvekkillerinin iddiasını doğruladığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın bozulmasını istemişitr.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, icra takibine konu senedin teminat senedi olduğu iddiasına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.