İstinafta İleri Sürülmeyen Bir Konu Temyiz Nedeni Olarak İleri Sürülemez
Yargıtay
1. Hukuk Dairesi
2022/3530 E. , 2023/7574 K.
Taraflar arasındaki tapu iptali ve terkin, yıkım, eski hale getirme davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı ... vekili ve ihbar olunan Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, Hazine vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili ve ihbar olunan Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; Sivas ili, Gürün ilçesi, ... köyü 161 ada 6 parsel numaralı taşınmazın ortasından köyün umumi yolunun geçtiğini, ancak 2008 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında söz konusu taşınmazın davalı ... adına tespit ve tescil edildiğini ileri sürerek davalı adına kayıtlı olan tapu kaydının iptaline ve bu yerin umumi köy yolu olarak özel siciline işlenmesine, çekilen taş duvarın ve tel örgünün kal'ine, yolun eski haline getirilmesine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ...; davanın öncelikle husumetten reddi gerektiğini, 161 ada 6 parselde bulunduğu iddia edilen yolun resmi bir yol olmadığını, 1965 yılından bu yana kendisinin kullandığını, 1971 yılında da tapusunu aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
2. Hazine temsilcisi tarafından sunulan 05.04.2018 tarihli beyan dilekçesinde, yapılan tespitte ve idari tahkikat tutanağında söz konusu yerin evveliyatından bu yana yol olarak kullanıldığı, 2017 yılında ... tarafından tel çekilmesi sonucu 2018 kadastro çalışmaları sırasında ... adına tescil edildiğinin anlaşıldığı belirtilerek ... adına tescil edilen 161 ada 6 parselin yol olarak kaydedilmesi talep edilmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Gürün Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.11.2020 tarihli ve 2017/216 Esas, 2020/168 Karar sayılı kararıyla; jeodezi mühendisi tarafından hazırlanan raporda; hava fotoğraflarının incelenmesi sonucu 1985 ve 1999 yıllarında çekilmiş hava fotoğraflarından dava konusu 6 parsel sayılı taşınmazda (D) harfi ile yeşil renkle gösterilen kısmın yol olarak mevcut olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, Sivas ili, Gürün ilçesi Yolgeçen köyü, Köyiçi mevkii, 161 ada 6 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi ... tarafından düzenlenen 07.08.2018 tarihli bilirkişi rapor ve krokisinde yeşil renkle (D) harfiyle gösterilen 318,84m² lik kısmın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine, fazlaya ilişkin talebin reddine, parsele ilişkin bakiye kısmın aynı vasıf ile davalı üzerinde bırakılmasına; (D) harfiyle gösterilen 318,84m² lik kısmın içinde kalan beton temel üzerine 2 metre yüksekliğinde yapılan çit telinin yıkılmak sureti ile kal'ine; Yolgeçen Köyü Tüzel kişiliğine dahili davalı sıfatıyla yöneltilen talebin pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve ihbar olunan Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ... ve ...'nın keşif mahallinde davacının iddia ettiği gibi köy halkının gelip geçtiği umumi yolun iddia konusu yer olmadığını, davalının duvar ve tel örgüleri çekerek kapattığı yerin davalının tapulu taşınmazı içinde kaldığını, köylülerin tapulu taşınmazı içinden gelip geçmesi nedeniyle davalının kapattığını beyan ettiklerini, davacı tanıklarından ... 'ın da aynı beyanda bulunduğunu, mahalli bilirkişilerin yol olarak göstermiş oldukları yerin teknik bilirkişinin 07.08.2018 tarihli raporunda 1 nolu krokide (A) harfiyle gösterilen 139,59 m2'lik yer olduğunu, jeodezi bilirkişinin 27.08.2018 ve 18.03.2019 tarihli raporunda, teknik bilirkişinin 3 numaralı krokisinde (D) harfiyle gösterilen yerin geçmiş yıllarda yol olarak mevcut olduğu belirtilmişse de mahalli bilirkişi ..., ... ve tanık ... 'ın jeodezi bilirkişisinin aksine (A) harfiyle gösterilen yerin yol olduğunu, davacının yol olarak iddia ettiği yerin burası olmadığını beyan ettiklerini, mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek mahalli bilirkişiler marifetiyle keşif yapılması gerekirken, mahalli bilirkişilerin iddia edilen yoldan yararı bulunan köy halkından seçildiğini, davalının delil listesinde gösterdiği şahitlerin keşif mahallinde dinlenmediğini, Mahkemece (D) harfi ile gösterilen yerin men'ine karar verilmeden yıkılmasına karar vermesinin yerinde olmadığını, davalı ... lehine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2. İhbar olunan Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı adına kayıtlı olan 161 ada 6 parselin tümünün tapusunun iptaline karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 16.02.2022 tarihli ve 2022/137 Esas, 2022/150 Karar sayılı kararıyla; Hazinenin istinaf talebi yönünden yapılan incelemede; eldeki davada Maliye Hazinesinin ihbar olunan konumunda olduğu, hakkında Mahkemece hüküm kurulmadığı, bu nedenle Mahkemece verilen karara ilişkin olarak istinaf talebinde bulunma hakkının olmadığı gerekçesiyle ihbar olunanın istinaf isteminin usulden reddine; davalının istinaf talebi yönünden yapılan incelemede ise İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve ihbar olunan Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yineleyip verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek bozulmasını talep etmiştir.
2. İhbar olunan Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yineleyip ihbar olunan oldukları gerekçesiyle istinaf talepleri reddedilmiş ise de iş bu davada taraf sıfatlarının bulunduğunu, en başından beri davayı takip ettiklerini, davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmesi nedeniyle lehlerine vekalet ücretine dahi hükmedilmesi gerekirken istinaf taleplerinin reddedilmesinin doğru olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve terkin, yıkım ve eski hale getirme istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 üncü, 16 ncı ve 17 nci maddeleri ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 713/1 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Kadastro sonucunda, Sivas ili, Gürün ilçesi, ... köyü, Köyiçi mevkii, 161 ada 6 parsel sayılı, 2.102,42 m2 yüzölçümlü, kargir ev ve ahır ve arsa vasıflı taşınmazın 04.01.2008 tarihinde senetsizden davalı ... adına tespit edildiği, tespitin 31.07.2008 tarihinde kesinleştiği, davacının davalı adına olan tapu kaydının iptali ve bu taşınmazın umumi köy yolu olarak özel siciline işlenmesi, çekilen taş duvarın ve tel örgünün kal'i ve eski hale getirilmesi istemli olarak eldeki davayı 20.11.2017 tarihinde açtığı anlaşılmaktadır.
2.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup özellikle Hazinenin ihbar olunan sıfatıyla dava konusu taşınmazın yol olarak terkinini talep ettiği ve davacı yanında davaya katıldığı, vekalet ücretine ilişkin hususun istinaf dilekçesinde yer almadığı, istinaf edilmeyen bir hususun temyize getirilemeyeceği gözetilerek davalı ve ihbar olunan vekilleri tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı ve ihbar olunan Hazine vekillerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 291,55 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına,
492 sayılı Harçlar Kanunu'nun değişik 13 üncü maddesinin j bendi gereğince Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.12.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.